Güℓαγ's profile.•'*·~-Es Selam.¸¸,.-~*'...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
.•'*·~-Es Selam.¸¸,.-~*' __ Sonsuz Hamd Ve Sena __ ¯¨'*·~-.Es Selam¸¸,.-~*' Elfu Elfi Salatin Ve Elfu Elfi Selamin Aleyke Ya ResulAllah :'( |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
01 September Bon Ramadan ! ~ Hayirli Ramazanlar ! ~~
Hayirli Ramazanlar !
~~
"Cennette Reyyan denilen bir kapi vardir . Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artik kapanir , kimse oradan giremez "( Buhari Savm 4 )
Bon Ramadan à tous !
~~~~~~~~~~~~~~~~~~
~~~~~~~~~~~~~~~~~~
~~~~~~~~~~~~~~~~~~ 19 May Peace ! PLease PEACE in the World !
>> BUDA BIZIM CiHADIMIZ ! BOYKOT ! <<
ALINDA IBRET ALIN , INSANLAR UYUMUYOR , HEMDE FRANSIZLAR , MAGZANIN ICINDE , CARREFOUR'da BAKIN NE OLUYOR ! ! ! - - - - - - -
ISLAM is a Religion of Peace & Freedom ! We want to Stop the War in the World, we are doing theBoykott , in order to stop this terrorism !
We Want PEACE ,only PEACE for our Palestinian, and all brothers and sisters in Islam in the World !
( if you have some humanity !! )
- - - 13 January It's Time To BOYKOTT !Yarin ,Rabbimiz(c.c)'in Huzurunda ,
NASIL HESAP VERECEGIZ ?
TEMİZLİK MALZEMELERİ
SİGARA
DİŞ FIRÇASI Banat
TRAŞ KREMİ Gibbs
KUMAŞ Vakko,Bossa
İLAÇ
GIDA
MEŞRUBAT
AKARYAKIT BP,Shell
DİŞ MACUNU İpana,Colgate
İPLİK Polyen,Sasa,Sifaş
ŞAMPUAN Pantene,Recioce,Blendax
ELEKTRİK AMPULU General Elektrik,Edison,Philips,Tekfen
SABUN Hacı Şakir,Lüks,Puro
BOYA OBS,Dyo,Sadolin
Calve, Knorr (hazır gıda), Algida, Magnum, Carte D’or (dondurma),
http://www.filistinetkinlik.com/
“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin (18)ve Allah’tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” (Hucurat 10 )
27 October ~~ Internet Duasi ~~Ey ALLAH ' im sana sonsuz hamd ve senalar olsun.
Efendimiz HZ Muhammede (sav) ve onun yolunda dosdogru gidenlere selam olsun . Ya Rabbi bu iletisim araci internetin hayrini diler
serrinden sana siginirim. Ulasmak istedigim hayirli bilgileri kolayca ulasip vakit kaybetmeden islerimi basariyla yapmami sagla Ya Rabbi, sen internette de olanlari gorensin , bilensin Hiç bir sey senden gayri degil, bizleri bir parmak ucuyla serleri ve serlilerin sitelerine ulastirma,sayfalarina yonlendirme... Linklerimi imanli kuranli linklerle çogalt... Seytanin ve ordusunun hackerlerinden sana siginir, bizleri HAKK
Erlerinden etmeni niyaz ederiz ... ( AMiN )
alintidir ... Rabbim !Parmagimda "mührünü"
Ellerimde "esmani" Yüregimde "sevgini" isleyensin ALLAHIM!! Uzattim"ellerimi" Dualarimda RABBIM, Ben seni seviyorum! Sen de SEV BENI ALLAHIM!! Kurbanin olsun kulun!
Askindan yansin kulun! Yansin öyle yansin ki... Sende"YOK" olsun kulun! SENI SEVIYORUM ALLAHIM!
Sabr'in onemiSabir ...
Insanin imaninin saglamligini gösteren en önemli özelliklerden biri sabirdir.
Mümin, her türlü engele, her türlü kötü sarta ragmen ölene kadar Allah'in rizasi için çalisir durur.
Sabir budur ve ölüme kadar sürer. Kuran'da pek çok ayette sabrin önemi üzerinde durulur. Allah bir ayette söyle buyurmaktadir: Sabrin en çok gösterilecegi alanlardan biri de tebligdir. Mümin, karsisindaki kiside iman isigini gördügü sürece,
ona karsi anlayisli olmali, ona bu tavirlarini düzeltmesi için zaman tanimalidir. Dini tanimayan insanlarin yanlis hareket ve düsüncelerini,
bos konusmalarini ve sunulan güzellikler karsisindaki anlayissizliklarini sabir ve hosgörü ile karsilamak durumundadir. Üstelik mümin bunu büyük bir zevkle yapar.
Çünkü tek bir kisinin dahi Islam'a karsi kalbinin yumusamasina vesile olmak çok büyük bir istir. Mümin kisi yaptigi teblig yüzünden baska kisilerden ya da tüm bir kavimden tepki görebilir. Ama durmamalidir, her türlü zorluga, sonuçsuzluga ragmen tebligi sürdürmelidir. Yeryüzünde 950 yil yasayan (Ankebut Suresi, 14) ve bu zamanin önemli bölümünü kavmine teblig yapmakla geçiren Hz. Nuh, bu konudaki sabriyla en güzel örneklerden biridir. Hz. Nuh'un kavmine yaptigi tebligi anlatan sözlerini Allah Kuran'da söyle haber verir:
Olum ki ..
01 May ~~Ezeli Nur ~~
.... EZELÎ NÛR .... Nurdan çehrendeki bu nikab da ne? Güneşlere tâç giydiren ışıkken Hep hicranla bunca yıl bunca sene Geçmiş gidiyor.. baharlar beklerken.. Doğ ruhlara arşdan gelen bürhanla İnlet dört bir yanı altın sadânla Hayat üfle sihirli râyihanla Hak adına üfül üfül eserken.. Konuş ki hatipler haddini bilsin İlâhî nefhanla ruhlar dirilsin Sâyende tâ zirvelere erilsin
Başlamış gökler de bunu dilerken..
Ey mukaddes Kitab ey ezelî nûr Ey iklimi ziyâ etrafı huzûr
Son demde bir kere daha ne olur
Ağar, ışık karanlığı boğarken..
Bahar olmasa da sonbahar olsun
Cihânlar bütün âvâzınla dolsun
Yeniden nâmın her yanda duyulsun
Şu fânî ömürlerimiz biterken...
(M. F GULEN )
26 February Yuregimi Bir Gul Cizdi ..
![]() ![]() Gülün dikeni batti dün parmagima, ve hala gülümseyerek bakiyorum parmagimdaki kücük siyriga... Cünkü Gülün dikeni batmadan önce sükretmistim ; " Ya Rabbi, ne kadar güzel yaratmissin " demistim. Kizamadim... Cünkü bir dakika önce güzel kokusunu sineme cekmistim , Enutmustum dikenini... Unutmustum iste.... ince ve derin bir yara acmisti parmagima.... Gülümsedim yarayada... Süzülen iki damla kanada... Cünkü o yarayi acan bakmaya kiyamadigim o Güldü... Ince ve derin bir yara... Ama dostlariniz o yarayi acmadan önce siz muhabbet dolu kokularini sineye cekmistiniz, zamani, mekani ve kalbinizi kaylasmistiniz... Yarayi acmadan önce siz onlari kalbinize koymustunuz... Kizabilirmiydiniz... Kizamazdiniz elbet... Unutmustuk tabi... Belki süzülen iki damla kanada... Cünkü o yarayi acmadan önce biz onu kalbimize koymustuk ve sevmistik... 21 December Uyan Ummet !!BU NE ALÇAKLIK YA RABB!
18 October AsK
Aşk ...Namlusu kalbime doğrulmuş…
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||


![]()
![]()
Ziyaretinizden dolayi tesekkurler,gitmeden bi kaç satir yazmayi unutmayin !!
(Chat Box ,luzumsuz mesaj, e-mail adresinizi ,reklam ,sesli resim ... vs Birakmayin Lutfen ! )
|
★єlค ★wrote:
![]() Ey Allah’ım!
Nimetini üzerimizden eksik etme! Nefislerimizi azdırma!
Yolundan ayırma! Tembellikten koru! Sevdiklerini sevdir.
Sevmediklerini nefsimize hoş gösterme!
Nimetini salih kullarına vâd ettiklerinle tamamla.
Ya Rabbi! Ayaklarımızı Senin yolunda sabitle! Hayırlı, sevdiğin neticelere hem dünyada tez, hem ahirette ulaştır.
Ey Allahım! Bizi ateşten koru. Ya Rabbi! Yolumuzu aç! Dualarımızı aziz ve yüce İsmin hürmetine kabul et. Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü tehlike ve kötülüklerden koru. Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü güzellik ve iyiliklere eriştir. Bizleri muvaffak ve muzaffer eyle. Ayaklarımızı Senin yolunda sabitle! Hayırlı, sevdiğin neticelere hem dünyada tez, hem ahirette ulaştır.
Allah bizlere makyajla saklanan sahte yüzleri, Kamufle edilerek süslü kaplarda sunulan zehir içecekleri ayırt etme feraseti,
Yeteneği, kabiliyeti versin, idrakimizi güçlendirsin.
Allah (c.c.) hepimizin akibetini hayır eylesin. Dünyanın süs, ziynet ve geçici güzelliklerinden,
Aldatmacalarından sıyrılıp Firdevsi Âlâ Cennetine girmemizi
Ve orada Cemâlullah’ı seyretmeyi, sevdiklerimizle beraber nasib etsin.
Allah, yaptığınız ibadetleri ihlasla samimiyetle yapılmış makbul ibadetlerden eylesin. Lütf-u keremi ve ihsanıyla dünyalık isteklerinizi versin,
Kıyamet gününde de azabından koruyup cehenneminden emin olan
Kullarının arasına dahil etsin.
Cenneti içinde sevdiklerinizle beraber yüksek derecelere ulaştırsın.
İçimizdeki Allah Aşkı daim olsun… Cumanız Mübarek. Olsun… YAKLAŞAN MÜBAREK RAMAZAN-I ŞERİFLE BİRLİKTE CUMANIZ MÜBAREK OLSUN...
14 Aug.
|
|||||
|
26 June
|
|||||
|
Regaib Nedir? Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı budur. Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir. Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var. Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir. Mübarek Kandil Gecelerini Nasıl Değerlendirmeliyiz? 1. Kur'an-ı Kerim okuyarak, Bugün ellerini semaya gönlünü Mevlaya aç, bugün günahlardan olabildiğince kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç çünkü bugün kandil, Allah'ın aşkıyla yan bu gece, Mevlana gibi dön bu gece, secdeye varıp huzura erince, şu fakiride an bu gece Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin öyle içten öyle samimi ol ki göz yaşlarını bile tebessüme çevirsin Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bağışlayandır, unutmayalım.. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak.. Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla'ya sunacağı ve O'nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir. Kandiliniz hayırlı olsun!
TÜM DOSTLARIMIN ARKADAŞLARIMIN MÜBAREK KANDİLİNİ HAYIRLARA VESİLE OLMASI DILEGIYLE SELAM VE DUA İLE AEO KİB
25 June
|
|||||
![]() ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kaybolup gitmiş yusuf,Ken'an iline geri gelir,üzülme!
Bu hüzünler evi,gün olur yine gül bahçesine döner,üzülme... Ey gamlar çeken gönül dertlenme,hâlin düzene girer; Bu perişan baş,yine bir hâle yola girer ,üzülme Hele iki gün muradımızca dönmediyse, Devran hep bir türlü dönmezse,üzülme... Hele sağlık olsun,ömrünün baharı gitmezse, Ecel gelmezse ,ey güzel nağmeli bülbül Yine çemen tahtında gül şemsiyesini başında tutarsın,üzülme! Gönül;yokluk seli,varlık kapısını kökünden yıkıp götürse bile, Madem ki kaptanın NUH tur,üzülme! Kendine gel,gayb sırlarını bilmezsin sen! Ümidini kesme,elemlenme,perde ardında gizli oyunlar var,üzülme! Kâbeye varmak iştiyakıyla yürürken çölde,ayağına dikenler batarsa üzülme Konak pek korkulu,maksat da pek uzak ama Hiçbir yol yoktur ki ;sonu olmasın,üzülme... İnsanı hâlden hâle sokan ALLAH ,sevgilinin ayrılığındaki halimizi de bilir.. Rakibin verdiği zahmetleri de ,üzülme! Hafız;yokluk bucağında,karanlık gecelerde Virdin;Dua ve Kur'an oldukça gam yeme...'' Hâfız Divanı ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Ey oğul! Besmelesiz yemek yeme. Sırrın var ise sakın kimseye söyleme. Cünüp iken yemek yeme. Elbisenin söküğünü üstünde dikme. İyi adını kötüye çıkaracak davranışlarda bulunma. Kötüyle arkadaş olma, pişman olursun. Daima ileri hedefin olsun, geriye takılıp kalma. Harama tevessül etme. Kimsenin payına/hakkına göz dikme. Bir şey koymadığın yere el uzatma. İki kişi konuşurken dinleme. Ekmek ve tuz hakkını gözet. Namahreme bakıp ihanet etme. Davetsiz bir yere gitme. Gidersen emin olduğun yere, namuslu kimseye git. Sır sakla. Her mecliste duyduğun şeyleri/sözleri aklında tut. Evden eve söz taşıma. Kötülemekten, fenalıktan uzak ol. Ahlaklı ol. Herkesle iyi geçin. İnat ve kötü sözlü olma. Senden büyüklerin önünden gitme. İhtiyarlara hürmet et. Daima temiz ol. Haram ve yasak edilen şeylere yaklaşma. Beş vakit namaza devam edip iyi hâl ile tanınarak, ilim ve faziletle meşgul ol. Her zaman geniş kalpli ve hoş meşrep ol. Beraber olduğun, tanıştığın kişilerden asla bir şey isteme. Buna riayet etmezsen seni küçük görürler, itibarını kaybedersin. Rıza lokmasıyla yetin. Elindeki imkânları israf etme. Kanaatkâr ol. Çünkü kanaat tükenmez bir hazinedir. (Evliya Çelebi)
23 June
|
|||||
![]()
23 June
|
|||||
|
ahmed akwrote:
![]() Fedâle bin Ubeyd -radıyallâhu anh-’ın naklettiği şu hâdise, Allâh Rasûlü’nün has talebeleri olan ashâbın mâruz kaldığı büyük mahrûmiyetlere ve onların bu meşakkatler karşısında sergilediği dâsitânî sabır ve metânete ne muhteşem bir misâldir: “Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ashâbına namaz kıldırırken, onlardan bâzıları açlığın verdiği tâkatsizlikten ayakta duramayarak düşüp bayılırdı. Bunlar Suffe Ashâbı idi. Çölden gelen bedevîler: «Bunlar deli!» derlerdi. Allâh Rasûlü namazı bitirince açlıktan bayılanların yanına gelir ve onları tesellî ederek: «Allâh Teâlâ’nın katında sizin için neler hazırlandığını bir bilseydiniz, daha fazla yoksul ve muhtaç olmayı isterdiniz.» buyururdu.” (Tirmizî, Zühd, 39/2368) Netîce itibarıyla Allâh Teâlâ, kullarını muhtelif sebep ve vâsıtalarla imtihân etmektedir. Âyet-i kerîmede bu husus şöyle beyân buyrulur: “Biz mutlaka sizi biraz korku, biraz açlık, yahut mala, cana veya mahsullere gelecek noksanlıkla imtihan ederiz. Sen sabredenleri müjdele!” (el-Bakara, 155) Bununla birlikte Yüce Rabbimiz, imtihâna tâbî tuttuğu kullarını yardımsız bırakmayarak onlara şu tavsiyede bulunmaktadır: “Ey îmân edenler! Sabır göstererek ve namaz kılarak Allâh’tan yardım dileyiniz. Muhakkak ki Allâh sabredenlerle beraberdir.” (el-Bakara, 153) Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve diğer peygamberler, zor durumda kaldıklarında Allâh’tan yardım ve sabır istemek için hemen namaza koşmuşlardır. (Ebû Dâvûd, Tatavvû, 22; Cihâd, 162; Ahmed, IV, 333) Ashâb-ı kirâm da bir yakınlarını kaybettiklerinde veya herhangi bir sıkıntıya düştüklerinde namazda tesellî bulmuş ve namazla Allâh’tan sabır istemişlerdir. (Hâkim, II, 296/3066) Hâsılı bir müslüman, ne elde edemediği nîmet ve imkânlar için çok üzülmeli, ne de nâil olduğu dünyâlıklar sebebiyle çok sevinip şımarmalıdır. Hazret-i Mevlânâ ne güzel buyurur: “Senin iç dünyân bir misâfirhâne gibidir. Sevinçler de kederler de gelip geçicidir. Ne sevinçlere aldan ne de gamları kendine dert edin! Gamlar sürûruna mânî olursa üzülme; çünkü o gamlar, senin için sevinç ve neş’e hazırlamaktadır. Ey Hak yolunun yolcusu! Gönle gelen üzüntüleri tebessümle karşıla ve şöyle duâ et: «Ey benim Rabbim! Sen beni belânın şerrinden muhâfaza et, fakat onun vâsıtasıyla gelecek lutuf ve ihsândan da mahrûm bırakma! Rabbim, lutfet de belâlara şükredeyim. Geçip gidince neden şükretmedim diye hasret çekmeyeyim.»” Allâh’ım! Bizleri, sabır, tevekkül ve teslîmiyet sâhibi olan ve her hâl u kârda “Yâ Rabbî, Sen’den râzıyım!” buyuran sâlih kullarının zümresine ilhâk eyle!.. Âmîn!.. selam ve dua ile kardeşim hayırlı cumalar
22 May
|
|||||
|
ahmed akwrote:
27 Dec.
|
|||||
|
Yaban Gülüm ....wrote:
![]() "Hüzün vakurdur, onurlu ve dürüst… Biraz mum ışığıdır hüzün, biraz akşam alacasıdır. Biraz gazete satan çocuk elleri, biraz bebek ağlamasıdır. Tüy gibidir hüzün. Hafif ve yumuşak, canlı ve ölü... Hayattan ve ölüme dair… Hüzün, sâdıktır. Hüzün deyince hüzünler kulübesi akla gelmez mi? Yakup Peygamber gönle düşmez mi? “Bana düşen sabr-ı cemildir.” diyen, ağlamaktan gözlerine gece inen baba… Demek ağlamanın bu türlüsü sabra mâni değil… Sabrın bu türlüsüne de «hüzün» diyelim biz… “And olsun ki, sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. Sabredenleri müjdele! O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz, derler. İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır. Ve doğru yolu bulanlar da onlardır.” 9 Ve Vahşî’nin hüznü… Kolay mıdır “Gözüme görünme!..” sözüne muhatap olmak, kolay mı herkes göz göze, diz dize oturabilirken; ancak sütunların, duvarların gerisinden bakabilmek... Ne derdini açabilir ne sevincini paylaşabilir; hep kamufle, hep perde, hep aracı… Ama o kâmil bir hüzünle taşıyor Hamza’yı vuran mızrağı, bir gün yalancı peygamberi vurduğunda gülüyor hüznün bu an acınılası mülkü… Hüzün, Allah Rasûlü’nün dostudur, takdim ederim. “Hüzün dostumdur.” buyurmuş hüzün Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-, ömrü hüzünden sağılmış yetim... Hira, hicret, İbrahim, Tâif, Uhud, ifk, ne yana baksa hüzün… Hüzne, bu hüzün yeter. “Ey yar, sen gittin bir hüzün kaldı bana Beni benden geçiren bir sözün kaldı bana” “Kızım,” demiş kızının kulağına: “Üzülme, baban bundan sonra hiç acı çekmeyecek.” * * * “Yüreğim parça parça efendim Yüreğim parça parça... Yürür üstüme acılar, efendim, yürür üstüme üstüme... Asırlar hasretinde, efendim, duâlar dilimizde Sabır yüreğimizde efendim, Sabır yüreğimizde…” * * * Hüzün, güzeldir.....
24 Nov.
|
|||||
|
celal özdemirwrote:
selamün aleyküm kardes ellerine yüregine saglik güzel olmus spaces in eminim reelde de bu dava icnin calısıyorsundur aro selam ve duaile
19 Nov.
|
|||||
|
visal toprakwrote:
![]() EN SEVDİĞİMİN SEVDİĞİ!.. Ben beni bileli ben sana hasret Bas beni bağrına bitsin bu vuslat Gel hele yaramı sar hele Gel hele gel hele ne olur gel hele selam ve dua ile...
16 Nov.
|
|||||
|
AKDэηİZ яÜZGÂяI™ ™wrote:
![]() ![]()
13 Nov.
|
|||||
|
dilek kywrote:
![]() ANNE SÖYLESENE Anne,bak… Şuradaki çocuklara. Elleri çamur içinde ne güzelde şekil veriyorlar öyle… Anne, Anne,barbie bebeklerimi versem değişirler mi çamurdan oyuncaklarını benimle? Onların anneleri kızmıyor mudur ellerini çamura bulaştırmalarına? Yoksa anne,tek oyuncakları çamurdan yaptıkları şekiller midir? Anne söylesene… Anne,bak… O çocukların ayaklarındaki terliklere… Terlikler kışın da giyilir mi anne? Öyleyse sen neden yaz bitiminde kaldırıyorsun dolaba terliklerimi? Anne ayaklarında çorapta yok üstelik… Üşümüyor mudur onların ayakları? Ve ağrımıyor mudur karınları? Kızmıyor mudur onların annesi? “Çorap giy ayağına” diye… Anne susma,söylesene… Anne,bak… Ellerinde kuru bir ekmek… Doyuyor mudur karınları onunla? Sıcak yemek yemeden doyar mı anne karınlar? Daha mı tatlıdır,içi boş,kuru bir ekmek? Anne,hadi söylesene… Anne neden sustun? Ne düşünüyorsun anne? Hani şükretmekten bahsetmiştin ya, Şimdi mi yapmalıyım onu? ..Kelimelerin Ahengi.. Slm ve dua ile kardeşim
1 Nov.
|
|||||
|
ahmed akwrote:
Asıl ihtiyar, gayesi biten, ümidi sönen kişidir!..
İlimde ve sanattaki gelişmeler kıyamete kadar devam edecektir. İnsanlar ilim ve sanatta zirveye ulaşırken, rahatlığın, konforun ve zenginliğin de uç noktalarına yaklaşacaklar.
Dünya nüfusu ne kadar artarsa artsın insanlar zengin haldeyken kıyamet kopacak. Demek ki zengin insanlar günah işlemeyi âdet haline getirecek. Dindarlar zengin olursa bu akıntı yavaşlayacak; maddi ve manevi kıyamet de belki biraz geç kopacak. Velhâsıl dünyanın anahtarı dindarların elinde. Bu kapı ilim ve sanatla açılacak. Dindar için başka kurtuluş kapısı da yoktur. Ey ebedi saadetler diyarına uçmak isteyen dindar; ilim ve sanat kanatlarını tak, iman enerjisiyle sırat-ı müstakimde ilerle... Bir gayenin ardında koşmak... Bizi koşturacak bir şeyler olmalı... Kabir, bütün gücüyle bizi çekiyor. Durursak sanki kollarımızı koparacak. Yürüyüp onun çekişini azaltmalı... Uçağın motoru durursa uçak düşer. İnsan da idealinde yürümezse, ölü gibi olur. Ya sanatın zirvesine tırmanmak veya ilmin cennet bahçelerinde gezmek yahut ahlakın meyvelerini yemek... Gayesiz ihtiyarların ölüm istediği sık sık duyulur. Onlar için hayat, gayesini yitirmiştir. Artık o hayatın tadı olmaz. Yaşamaktansa ölmek daha iyidir. Kâinatta mevcut olan her şeyin bir gayesi vardır. Kutup yıldızının gayesini biliyoruz, Süreyya'nın gayesi bilinmiyorsa, bilgisizliğimizdendir. Kâinatta her şey bir nizam içindedir. Her şeyin bir diğeri ile alakası vardır. Her şey birbirine muhtaçtır. Bunlar ya bir kaside kadar manzum veya bir manevi coğrafya kadar belirli ve planlıdır. Her şeyin bir gayesi varken, her şey bir nizam içindeyken insan nasıl gayesiz ve nizamsız olabilir?.. Bence yaşlılık, ne saçın ağarması, ne belin bükülmesidir; gayesi biten, ümidi sönen herkes yaşlıdır. Yaşlılık, ölümün ruhun bedenden ayrılması gibi, insanın dünyada işe yaramaz hale gelmesidir. Hakikat böyleyken, halen binalarda, elbiselerde, sofralarda saadet aranıyor. Gaye, miskin insanlara gayret vereceği gibi milletleri de şahlandırır. Romalılara, Roma imparatorluğunu kurduran, Yunanlıları ta Hindistan'a koşturan, Müslümanlara üç kıtada at oynattıran, Amerikalıları dünyada söz sahibi kılan, Slavlara hâkimiyet sağlayan, Çinlileri uyandıran sadece gayedir. Ayetleri duyurmak için, Sinan gökleri aşağı indirip kubbe yapmıştı. Her sanatkârın böyle bir gayesi vardır. Hangi birini sayalım?.. İnsanlık tarihi gaye sahibi insanlarla doludur. İnsanlığımızı onlara borçluyuz. Altı asır kadar yaşayan Osmanlı Devleti'ni ayakta tutan sırlardan biri de İstanbul gibi ilim merkezlerine gelen gençlerin, doğdukları yere dönüp orayı ihya etmeleridir. Hayatta ne kadar başarılı insan gördümse hepsinin de istikrarlı insanlar olduğuna şahit oldum. Başarılı olmak istediğimiz bir konuda hiç aksatmadan her gün yeteri kadar zaman ayırmalıyız. İnsan hayatının her safhasında, atacağı her adımda karşısına birçok zorluklar çıkabilir. Gaye sahibi insan "Ben Allah'ın izniyle bu işi yapacağım!" diye azmederse, o zorluğu aşar. Hayat iniş ve yokuşlardan ibarettir. Her insanın yolunda yokuşlar vardır. İnsan dikkat ederse, o yolda ayak izleri vardır. "Demek ki benden evvelkiler bu yokuşu aşmış, öyleyse ben de aşarım" demeli ve yoluna devam etmelidir. HEKİMOĞLU İSMAİL SELAM VE DUA İLE KARDEŞİM
27 Oct.
|
|||||
|
ahmed akwrote:
Kuluna göz verdin, ”gör Beni” dedin, Dil verdin, ”bilene sor Beni” dedin, Gönül verdin, ”hayra yor Beni” dedin, Gördüm, sordum, yordum, Sana yöneldim. selam ve dua ile kardeşim
26 Oct.
|
|||||
|
ABDULBAKİ ÖZERwrote:
HAYIRLI BAYRAMLAR DİLİYORUM
8 Oct.
|
|
|